63. VEREM EĞİTİMİ VE PROPAGANDA HAFTASI BASIN BÜLTENİ
Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Dairesi Başkanlığı’nın talimatları doğrultusunda;
Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk haftasında düzenlenen “ 63. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası” 03-10 Ocak 2010 tarihleri arasında düzenlenecektir. Bu hafta kapsamında tüberküloz hastalığına karşı farkında lığın artırılması amacıyla Sağlık personeli ve halkımıza yönelik eğitim faaliyetleri planlanmıştır. Bu kapsamda kamu kurumlarımızla işbirliği yapılarak bilgilendirme faaliyetleri ve afiş- broşür dağıtımlarına yer verilmiştir. Tüberküloz binlerce yıldır varolduğu bilinen Mycobacterium tuberculosis adı verilen mikrobun neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Tüberküloz, en çok akciğerlerde olmak üzere bütün organlarda hastalık yapabilir. Tedavisiz bırakılırsa ya da yanlış tedavi edilirse öldürücü olabilir. Erken ve uygun tedavi başlanır, yeterli sürede tedavi edilirse hastalar yüzde yüz iyileştirilir.
TÜBERKÜLOZ, HAVA YOLUYLA BULAŞIR.
Tüberküloz mikrobu vücuda girdikten sonra aylarca-yıllarca hastalık yapmadan kalabilir. Bu dönemde vücut tarafından oluşturulan savunma yanıtları, mikropları aktif olmayan bir şekilde tutarlar. Buna tüberküloz enfeksiyonu ya da kişinin enfekte olması diyoruz. Kişi, kendisinin enfekte olduğunu genellikle bilmez. Türkiye'de 10 milyon ile 20 milyon arası bir nüfusun enfekte olduğu, yani vücutlarında henüz hastalık oluşturmamış verem mikrobunun bulunduğu hesaplanmaktadır. Bu dönemde mikroplar bir anlamda hapsedilmişlerdir. Bu insanların yüzde beş-yüzde onu yaşamlarının bir döneminde verem hastası olacaklardır. Bu kişilere Tüberkülin (PPD) ile cilt testi yapılırsa sonuç pozitif çıkar; bu yolla enfekte olduğu anlaşılır. Tüberküloz tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur. Hastanın yakınmaları ve akciğer film bulguları ile hastalıktan şüphelenilir.
Hastalarda şu yakınmalar olabilir: " iki haftadan uzun süren öksürük, " ateş, gece terlemesi, " göğüs ağrıları, " iştahsızlık, " zayıflama (kilo kaybı), çocuklarda kilo alamama da olabilir. " halsizlik " kan tükürme
Yakınmalar genellikle hafif başlar ve yavaş ilerler. Bu nedenle, birçok hasta doktora başvurmakta gecikir. Bazıları da yakınmalarını sigara ya da başka bir nedene bağlar. Doktora başvuru gecikince, hastalık akciğerleri ya da tutulan diğer organları tahrip eder. Yanlış teşhis ve yanlış tedaviler de hastalığın ilerlemesine neden olur; aynı zamanda çevresine mikrop saçmayı sürdürmesine yol açar. Özellikle öksürük ve diğer yakınmaları olan hastaların gecikmeden verem savaşı dispanseri ya da göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekir. Veremin teşhis ve tedavisi tüm verem savaşı dispanserlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tüberkülozda ilaç direnci, tüberküloz mikrobuna etkili olan ilacın artık etki etmemesidir. Bu, laboratuvar testi ile anlaşılabilir. Nedeni, yanlış ilaçlarla, eksik ilaçlarla tedavi yapılması ya da tedavinin düzenli kullanılmaması, erken kesilmesidir. İlaca dirençli tüberküloz hastaları da tedavi edilebilir. Ancak bu hastaların tedavisi, daha uzun sürmesi, daha çok yan etki yaratması, yaklaşık 100 kat daha pahalı olması ve bazen de ameliyat gerektirmesi nedeniyle daha zordur.
DGT( Doğrudan Gözetimli Tedavi) nedir?
Doğrudan gözetimli tedavi (DGT), hastalara her doz ilacın, bir görevli tarafından bizzat içirilmesidir. Hava yolu ile ve tamamen rastlantı eseri olan verem bulaşmasının önlenmesinde yapılması gereken en önemli şey hastaların tedavisidir. Hastaların bir kısmı, en az 6 ay sürmesi gereken tedaviyi düzenli sürdürememektedirler. Hangi hastanın tedaviyi yarım bırakacağı ya da düzensiz kullanacağını öngörmek de olanaksızdır. Bu nedenle, her bir hastanın tedavisini düzenli bir şekilde yapmak ve tamamlamak için doğrudan gözetimli tedavi gereklidir. Doğrudan gözetimli tedavi öncelikle hastanın sağlığı ve bulaşmayı durdurduğu için de tabiki toplum sağlığı açısından son derece yararlıdır. Bütün ülkelerde tüberküloz hastalığı vardır. Günümüzde hala tek mikrobun yaptığı en çok öldüren bulaşıcı hastalıktır. Yılda 8,4 milyon insan bu hastalığa yakalanırken 2 milyonu ölmektedir. Dünyada verem hastalarının sayısı yıllar içinde artış göstermektedir. İlimizde 2009 yılı sonu itibariyle toplam 147 tbc hastası kayda girmiş olup.bu sayının 118 i akciğer tbc 29 u akciğer dışı tüberkülozudur.Bu hastaların tamamına Doğrudan gözetimli tedavi uygulanmıştır.Bu hastalarla temas eden kişiler muayene edilmiş,95 kişiye ilaç başlanarak koruma altına alınmıştır.2009 yılında il geneli tüm verem savaşı dispanserlerimizde 1244 kişiye ppd testi ; 1556 kişiye de balgam yayması yapılmıştır.
Kamuoyunun bilgilerine arz ederim.
Uzm. Dr. İlhan GÜNEY Çanakkale İl Sağlık Müdürü
Gönderenadmin, Pazartesi, 04 Ocak 2010 11:47, Yorumlar(0)